5 Büyük Türk Devletine Kafa Tutan Dulkadiroğlu Beyliği | Biokadar
Ne Kadar İçerik Biokadar Eğlence

5 Büyük Türk Devletine Kafa Tutan Dulkadiroğlu Beyliği

0 8.216

1337 yılında Oğuzların Bozok koluna bağlı Türkmenler, Memlûk Sultanlığının desteğiyle Elbistan merkezli Dulkadiroğlu Beyliğini kurdular. Beylik Memlûklere bağlıydı. Beyliğin ilk hükümdarı Zeyneddin Karaca Bey hemen toprakları genişletmeye çalıştı. Çevresindeki çoğu yere akınlar düzenledi. Birçok fetih yaptı. Memluklerin taht kavgaları sırasında 1348 yılında bağımsızlığını ilan etti. Etti etmesine de Memlûkler işin peşini bırakmadı ve Dulkadiroğlu Beyliğine saldırdı. İlk iki savaşı kazansa da üçüncü savaşı kaybeden Zeyneddin Karaca Bey, yakalanıp idam edildi.

Zeyneddin Karaca Bey idam edilince yerine oğlu Halil Bey Dulkadiroğlu Beyi oldu(1354). Halil Bey zamanında, beyliğin hudutları Zamantı’dan (Kayseri’nin Pınarbaşı İlçesi) Harput’a (Elazığ’ın İlçesi) kadar genişledi.Halil Bey, aynı babası gibi bağımsızlığını ilan etmek üzereydi ki Memlûklerin suikastıyla öldürüldü(1386).

Beyliğin yeni hükümdarı Halil Bey’in kardeşi Süli Bey oldu. Süli Bey Memlûklere biat etmeyince savaş çıktı. Memlûkler birçok kez saldırdıysa da Dulkadiroğlu Beyliği hepsini geri püskürtmeyi başardı. Memlûkler de Dulkadioğlu Beyliğini resmen tanıyarak bağımsızlığını kabul etti. (Memlûkler yöneticileri ve ordusu Türk, halkı Arap olan bir devlettir.) Süli Bey topraklarını genişletmek için Memlûklu topraklarına ve Kilikya Ermenileri üzerine akınlar yaptı. Bu arada kızı Sultan Hatun’u Yıldırım Bayezid’le evlendirdi. Süli Bey’in tehlikeli olmaya başladığını gören Memlûkler 1398 yılında bir suikastla onu ortadan kaldırdı.

Yeni bey Süli Bey’in oğlu Sadaka Bey oldu. Ancak bir yıl sonra Halil Bey’in oğlu Nasreddin Mehmed Bey, Yıldırım Bayezid’in desteği ile beyliği ele geçirdi(1399).

Nasreddin Mehmed Bey, kızı Emine Hatun’u Sultan 1. Mehmed (Çelebi) ile evlendirdi. (Emine Hatun, Sultan 2. Murad’ın annesidir.) Nasreddin Mehmed Bey Tarsus(Mersin’in İlçesi), Darende(Malatya’nın İlçesi) ve Besni(Adıyaman’ın İlçesi)’yi almıştır. Timur Sivas’a saldırdığında Dulkadioğlu Beyliği Osmanlı Devleti’nin yanında yer alarak Sivas’ta Timur’la savaşmıştır. Ankara Savaşı’dan sonra Timur, Sivas’ı unutmamış Dulkadiroğlu Beyliğini yağmalamış ve yakıp yıkmıştır. Timur gittikten sonra Memlûk Sultanı Melik Müeyyed Şeyh, Karamanoğullarının elindeki Kayseri Kalesi’ni ele geçirdikten sonra burasını Nasreddin Mehmed Bey’e verdi(1419). Karamanoğlu Mehmed Bey Memlûk ordusunun Suriye’ye dönmesinden sonra Ramazanoğlu İbrahim Bey ile birleşerek Kayseri üzerine yürüdü. Ancak, Nasreddin Mehmed Bey bu müttefik ordusunu mağlubiyete uğratarak Karamanoğlu Mehmed Bey’i esir aldı. 1438 yılında Karamanoğlu İbrahim Bey Kayseri önlerine gelerek şehri ele geçirdi. Kayseri’nin Karamanlılar tarafından geri alınması Dulkadiroğlu Beyliği kadar Osmanlıların da menfaatlerine dokunurdu. Osmanlılar savaş halinde oldukları bir beyliğin genişleyip güçlenmesine asla seyirci kalamazlardı. Bu sebeple Sultan 2. Murad Kayseri üzerine yürüyerek burasını Karamanlılar‘ın elinden aldı ve şehrin idaresini tekrar Nasreddin Mehmed Bey’e verdi (1439). 46 yıl kadar Dulkadiroğlu Beyliği‘nin başında duran Nasreddin Mehmed Bey 80 yaşındayken vefat etti(1442). Nasreddin Mehmed Bey, eceliyle ölen ilk Dulkadioğlu beyidir.

Nasreddin Mehmed Bey’in ölümünden sonra Dulkadiroğlu Beyliği’nin başına Süleyman Bey geçti. Süleyman Bey kızı Sitti Mükrime Hatun’u Sultan 2. Mehmed’e (Fatih’e) verdi. Diğer kızını da Memluk Sultanı Zahir Çakmak’a verdi. İki büyük devletle akrabalık bağı kurarak beyliğini Karamanoğullarına ve Akkoyunlulara karşı savunmak için destek sağladı. Süleyman Bey, Maraş’ta bulunan Ulu Camii’yi yaptırdı. Süleyman Bey eceliyle vefat etmiştir(1454).

Süleyman Bey’in ölümünden sonra oğlu Melik Arslan, Dulkadiroğlu Bey’i oldu. Onun zamanında Dulkadiroğlu ile Akkoyunlular arasında savaşlar çıktı. (Akkoyunlu Devleti Azerbaycan’da kurulan bir Türk devletidir.)  Dulkadiroğlunun elinde bulunan Harput(Elazığ), Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan tarafından alındı ve Dulkadiroğlu Beyliği’nin başkenti Elbistan, Akkoyunlu ordusu tarafından tahrip edildi. Memlûklu Devleti ile arası açılan Melik Arslan Bey, Memlûklu Sultanı Hoşkadem’in bir fedaisi tarafından Elbistan’da camide ibadet ederken öldürüldü(1465).

Melik Arslan’ın öldürülmesinden sonra kardeşi Şahbudak Bey Dulkadiroğlu Bey’i oldu. Ancak kardeşinin öldürülmesinde rolü olduğu gerekçesiyle kendisine halk tarafından itibar edilmedi. Bu arada Fatih Sultan Mehmed’in desteğini sağlayan Şehsuvar Bey, Dulkadiroğlu Beyliğini ele geçirdi(1466). Fatih Sultan Mehmed’in yardımı ile Dulkadiroğlu Beyliğinin başına geçen Şahsuvar Bey, üzerine gönderilen üç Memlûklu ordusunu mağlup etti. Fakat Şehsuvar Bey, kazandığı zaferlere güvenerek Osmanlılara cephe aldı. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed sağladığı desteği çekti. Bu yüzden Şehsuvar Bey, Memlûklulara karşı direnemedi ve 1472 yılında yakalanarak Kahire’ye götürüldü. Memlûklu Sultanı Kayıtbay’ın emriyle Züveyle Kapısında aynı yılda idam edildi.

Memlûk Sultanı Kayıtbay’in desteği ile Şahbudak Bey ikinci kez Dulkadiroğlu Beyi olarak tayin edildi. Ancak Fatih Sultan Mehmed’in yanında bulundurduğu Şahbudak Bey’in kardeşi Alaüddevle Bozkurt Bey’e destek vererek Onun Dulkadiroğlu Beyliği’ni ele geçirmesini sağladı(1480). Alaüddevle Bozkurt Bey, ilk yıllarında Osmanlı’nın yanında yer aldı. Üzerine gönderilen Memlûk Ordularını mağlup etti. Dulkadiroğlu Beyliği yüzünden Osmanlı-Memlûk ilişkileri bozuldu. Çukurova’da hakimiyet mücadelesi yüzünden başlayan Osmanlı-Memlûk savaşları 1485-1491 yılları arasında devam etti. Alaüddevle Bozkurt Bey, kızı Ayşe’yi Sultan 2. Bayezid’le evlendirdi. Bu evlilikten Yavuz Sultan Selim doğdu. Böylece Alaüddevle Bozkurt Bey, Yavuz Sultan Selim’in dedesi oldu.

Alaüddevle Bozkurt Bey, Memlûk ve Osmanlı toprakları arasında kalan beyliğinin devam edebilmesi için her iki devlet ile de yakın ilişkiler içine girdi. izlediği denge politikası ile uzun yıllar beyliğin başında bulundu. Bu sırada doğuda büyük bir tehlike baş gösterdi. Şii mezhebini yayarak ve müritleri aracılığıyla çok fazla insanı kontrolü altına alan Safevi Hanedanı, Akkoyunlu Devletini ele geçirmiş ve hızla yayılma politikası izliyordu. (Safevi Devleti’nin de yönetim kadrosu ve ordunun büyük kısmı Türklerden oluşmaktadır.) Safevi Şah’ı İsmail, hem İstanbul’un hem de Kahire’nin göstereceği tepkiyi görmek amacıyla Dulkadiroğulları Beyliği’nin üzerine yürüdü(1507). Sebep, Dulkadiroğlu Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey Dulkadiroğulları Beyliği şii olan Şah’a kızını vermek istememesiydi. (Dulkadiroğlu prensesleriyle evlenmek o dönemde müslüman hükümdarlar arasında prestij simgesiymiş 🙂 )

Şah İsmail Osmanlı topraklarından geçerek Kayseri üzerinden Dulkadiroğlu topraklarına girdi. Savaşta yenilen Alaüddevle Bozkurt Bey kaçtı ve Şah İsmail, Alaüddevle Bozkurt Bey’in bir oğlu ile iki torununu ele geçirerek öldürttü. Bunun üzerine Maraş’a ve Elbistan’a giren Şah İsmail Dulkadiroğlu Hanedanı’nın mezarlarını yaktırdı. Sonradan da Osmanlı Devleti’ne bir mektup yazıp topraklarını çiğnediğinden dolayı da özür diledi. Senelerden beri Dulkadiroğlu Beyliği’nin kendilerine bağlı olduğunu iddia eden Memluk Devleti Dulkadiroğulları Beyliği ve Osmanlılar Dulkadiroğulları Beyliği” bu hareketi cevapsız bıraktılar. Bu da Şah İsmail’in Anadolu’daki prestijini artırdı. Memlûkler tamamıyla sessiz kalsa da Osmanlıların sessiz kalmaları mümkün değildi. Zira Trabzon sancak beyi Şehzade Selim(Yavuz), Dulkadiroğlu Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey’in torunuydu. Bir dayısına ve iki dayı oğluna yapılan bu harekete karşı Şehzade Selim Azerbaycan’a kadar Safevi topraklarına girerek Safevi Hanedanı’na mensup bazı kişileri esir alıp Trabzon’a getirerek akrabalarına yapılanın intikamını aldı.

Yavuz Sultan Selim kazanılan Çaldıran zaferinden sonra Dulkadiroğlu Beyliğini ortadan kaldırmak için harekete geçti(1514). Kayseri sancak beyliğine getirilen Şehsuvaroğlu Ali Bey’e Dulkadiroğlu toprakları alındığı takdirde kendisine verileceği vaat edildi. Ali Bey ve Rumeli Beylerbeyi Hadım Sinan Paşa, Alaüddevle Bozkurt Bey’in üzerine gönderildi. 13 Haziran 1515’te Göksun yakınlarında Turna Dağında Osmanlılar ile Dulkadiroğlu arasında yapılan Turnadağ Savaşı’nda, Alaüddevle Bozkurt Bey yenilerek dört oğlu ile birlikte idam edildi. Böylece Dulkadiroğulları Beyliği fiilen sona erdi.

Dulkadiroğlu Beyliği 1337 yılından 1522 yılına kadar 185 yıl ayakta kaldı.

Dulkadiroğlu Beyliği; Memlûkler, Akkoyunlu, Osmanlı, Timur ve Safevi devletlerine kafa tutmuştur. Ne pahasına olursa olsun hiçbir devlete boyun eğmemiştir.

100.000 km karelik kadar bir alana yayılmış olan bu beylik Elbistan merkez olmak üzere Kırşehir, Bozok, Kayseri, Pınarbaşı, Elbistan, Harput, Maraş, Kadirli, Antep, Malatya gibi geniş bir alanda hakimiyet sürdü.

Bu Beylik Dönemine ait önemli eserler şunlardır:
1. Adıyaman Ulu Camii
2. Adana/Bahçe Ağa Bey Camii
3. Çandır Şahruh Bey Mescidi
4. Darende Ulu Camii
5. Darende Dânâ Bey Mescidi
6. Gaziantep Alaüddevle (Aladola) Camii
7. Gemerek Şahruh Bey Mescidi
8. Kadirli Ala Camii
9. Maraş Hatuniye (Şems Hatun) Camii
10. Maraş Haznedarlı Camii
11. Maraş Ulu Camii
12. Maraş İklime Hatun Camii
13. Maraş Taş Medrese
14. Kayseri Hatuniye (Şamiler) Medresesi
15. (Ayrıca şimdi bulunmayan) Maraş’ta İmaret, Bağdadiye, Kadı (Begtunlu); Elbistan’da Hatuniye (Sa’diye), Kadirli’de Kasım Bey, Kudüs’te Gadiriye (Kadiriye) Medresesi
16. Çandır’da Şah Sultan Hatun Türbesi
17. Hacı Bektaş’ta Balım Sultan Türbesi
18. Maraş’ta Taş Medrese yanındaki Türbe
19. Maraş Hatunîye Camii altındaki Türbe
20. Maraş İklime Hatun Mescidi’ne bitişik Türbe
21. Pazarören Koçcağız’da Süleyman Bey Türbesi
22. Kızılırmak üzerindeki Şahruh Köpküsü
23. Afın’daki Eshab-ı Kehf Külliyesi’ne ek yapı.
24. Kırşehir Ahi Evran Zaviye ve Türbesi
25. Erzurum/ Hasankale (Pasinler) Ilıcaları

İçindekiler

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeler alın, hemen abone olun.

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bununla ilgili iyi olduğunuzu kabul edeceğiz, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul et. Daha fazla bilgi